Bahçede Ot Yiyen Hizmetçim: Bir Sessizliğin Hikâyesi
Sabah güneşi İstanbul Boğazı’na nazır köşkümün bahçesini okşarken, Seyhan’ı, hizmetçimi, çimenlerin üzerinde diz çökmüş buldum. Elindeki taze otları ağzına attığını gördüğüm anda gözlerime inanamadım; dünyam bir anda altüst oldu ve her şey anlamını yitirdi. O an, zenginliğin kanepesinde oturan yalnızlığımın, karşımdaki kadının çaresizliğiyle çarpıştığını hissettim. Aramızda dönen diyalog, yıllarca göz ardı ettiğimiz sınıf uçurumunu ve insanlık duygusunun ne kadar kolay unuttuğunu ortaya serdi. Şimdi, kendime soruyorum: Sahip olduklarım gerçekten ne işe yaradı?