Hastane koridorunda yankılanan ayak seslerim hâlâ kulaklarımda çınlıyor. O gün, taburcu olacağım gün, kalbim göğsümde bir yumru gibi sıkışmıştı. Kapıdan her bakışımda, annemin ya da ablamın yüzünü göreceğimi umuyordum. Ama saatler geçti, kimse gelmedi. O an, insanın en çok sevdiklerinden nasıl vazgeçildiğini, bir anda nasıl unutulabildiğini iliklerime kadar hissettim.
Hayatımın en zor döneminde, bir yanda geçmişin acı hatıraları, diğer yanda affetmekle unutmak arasında sıkışıp kalmış bir kalp… Ailemle aramdaki derin uçurumun sebebi neydi? Eski sevgilim Zeynep’in sessizliği, ablamın kırgın bakışları, annemin suskun duaları… Her biri içimde ayrı bir yara açtı.
Ama asıl fırtına, eve döndüğümde başladı. O gün yaşadıklarımı, içimde kopan fırtınayı ve hayatımın dönüm noktasını asla unutamayacağım.
Gerçekleri ve yaşadıklarımın ardındaki sırları merak ediyorsan, tüm detaylar yorumlarda seni bekliyor… 👇👇