O Gece Her Şeyimi Kaybettim: Bir Kadının İhanetle Yüzleşmesi
“Nereye gidiyorsun Adnan?” diye sordum, sesim titreyerek. O ise gözlerime bakmadan, montunu aceleyle giyerken, “Annem rahatsız, ona bakmam lazım,” dedi. O an içimde bir şeylerin koptuğunu hissettim. Yalan söylediğini biliyordum. Annemle arası iyi olmayan bir adam, gece yarısı annesine gitmezdi. Ama sustum. Çocuklar uyanmasın diye, içimdeki fırtınayı bastırdım.
Adnan kapıyı çekip gittiğinde, evdeki sessizlik kulaklarımı sağır etti. Salonda oturup duvara bakarken, içimdeki huzursuzluk büyüdü. Telefonuma sarıldım, ama aramak istemedim. Ne diyecektim ki? “Neredesin?” mi? Zaten cevabını biliyordum. O gece, Adnan’ın bana ilk defa yalan söylemediğini fark ettim; çünkü aslında bana hiçbir zaman tam olarak doğruyu söylememişti.
Çocuklarım Eylül ve Kerem odalarında uyuyordu. Onların nefes alışlarını dinlerken, gözlerimden yaşlar süzüldü. Kendimi ne zaman bu kadar yalnız hissetmeye başlamıştım? Annem hep derdi: “Bir kadın önce kendine güvenmeli kızım.” Ama ben yıllardır Adnan’ın gölgesinde yaşamıştım. Onun sevgisine, ilgisine muhtaç kalmıştım. Şimdi ise, o gölge tamamen yok olmuştu.
Sabah olduğunda Adnan hâlâ dönmemişti. Çocuklara kahvaltı hazırlarken, Eylül “Babam nerede anne?” diye sordu. Boğazım düğümlendi. “Dedesine gitti kızım, birazdan gelir,” dedim ama sesim o kadar cılızdı ki, Eylül bile inanmadı.
O gün boyunca Adnan’dan tek bir mesaj bile gelmedi. Akşam olduğunda annesini aradım. “Adnan orada mı?” dedim. Kayınvalidem şaşkındı: “Hayır kızım, dün gece de gelmedi ki.” O an dizlerimin bağı çözüldü. Telefon elimden düştü, yere çöküp ağlamaya başladım.
O gece Adnan’ın başka bir kadında olduğunu anladım. Bunu daha önce de hissetmiştim ama kendime itiraf edememiştim. Şimdi ise gerçek yüzüme tokat gibi çarpmıştı.
Ertesi gün Adnan eve geldiğinde, yüzüme bakmadan içeri girdi. Çocuklar babalarını görünce koşup sarıldılar. Ben ise mutfakta ellerimi sıkıca yumruk yapmıştım. “Neredeydin?” dedim sessizce. O ise umursamaz bir tavırla, “Çok yorgunum, sonra konuşuruz,” dedi ve odasına kapandı.
O an karar verdim: Bu suskunluğu daha fazla sürdüremeyecektim. Akşam çocuklar uyuduktan sonra odasına girdim. “Adnan, bana doğruyu söyle. Neredeydin dün gece?” dedim kararlı bir sesle.
Adnan gözlerini kaçırdı. “İşim vardı,” dedi sadece. “Yeter artık!” diye bağırdım, gözyaşlarımı tutamadan. “Bana yalan söyleme! Başka biri mi var?”
Bir süre sessizlik oldu. Sonra Adnan başını öne eğdi ve fısıldadı: “Evet.”
O an dünya başıma yıkıldı sandım. Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. “Kaç yıldır?” dedim titreyerek.
“Bir yıldan fazla,” dedi kısık sesle.
O gece sabaha kadar ağladım. İçimdeki öfke ve acı birbirine karıştı. Sabah olunca çocukları okula bırakıp anneme gittim. Annem beni görünce hemen anladı bir şeylerin ters gittiğini. Sarıldım ona, “Anne ben bittim,” dedim.
Annem saçlarımı okşadı: “Hayır kızım, sen bitmedin. Sadece yeniden başlaman gerekiyor.”
Günler geçtikçe Adnan’ın ilgisizliği arttı. Eve geç geliyor, çocuklarla bile ilgilenmiyordu. Bir gün Eylül bana sarılıp, “Anne babam bizi sevmiyor mu artık?” diye sorduğunda içim parçalandı.
Bir akşam Adnan eve geldiğinde onu salonda bekliyordum. Masanın üzerinde boşanma dilekçesi vardı.
“Bunu imzala,” dedim kararlı bir şekilde.
Adnan şaşkınlıkla bana baktı: “Ne yapıyorsun sen?”
“Artık bu evliliği sürdüremem,” dedim gözyaşlarımı silerek. “Çocuklarımı daha fazla üzmene izin vermeyeceğim.”
Adnan bir süre sessiz kaldı, sonra başını salladı ve dilekçeyi imzaladı.
Boşandıktan sonra hayat kolay olmadı elbette. Maddi sıkıntılar başladı, ailemden destek almak zorunda kaldım. İnsanların dedikoduları canımı acıttı; mahallede herkesin gözü üzerimdeydi sanki.
Ama zamanla güçlendim. Çocuklarım için ayakta durmam gerektiğini biliyordum. Onlara hem anne hem baba oldum.
Bir gün Eylül yanıma gelip, “Anne sen çok güçlüsün,” dediğinde gözlerim doldu ama bu kez mutluluktan ağladım.
Şimdi geriye dönüp baktığımda, o gece her şeyimi kaybettiğimi sanmıştım ama aslında kendimi bulmuşum.
Peki siz olsaydınız ne yapardınız? İhanet karşısında susar mıydınız yoksa savaşır mıydınız? Lütfen düşüncelerinizi paylaşın.