O Gece Kızımı Kaybettim ve Geri Aldım: Bir Annenin Korku, Umut ve Aile Yaralarıyla Yüzleşmesi

“Elif! Elif nefes almıyor! Allah’ım, ne olur yardım et!” diye bağırdım, sesim gecenin karanlığında yankılandı. O an, zaman durdu sanki. Kucağımda yeni doğmuş kızımın minik bedeni hareketsizdi; gözleri kapalı, dudakları morarmıştı. Ellerim titrerken, içimdeki korku tüm bedenimi sardı. Eşim Murat, yataktan fırlayıp yanıma koştu. “Ne oldu? Ne oluyor Sevda?” diye panikle sordu. Gözlerimden yaşlar süzülürken, “Elif… Elif gitmesin Murat!” diyebildim sadece.

O gece, hayatımın en uzun gecesiydi. Annemden öğrendiğim duaları mırıldanırken Murat bir yandan ambulansı aradı. Saniyeler saatlere dönüştü. Elif’in minik göğsüne hafifçe bastırdım, nefesini geri getirmek için çabaladım. O an, annemin bana çocukken söylediği sözler aklıma geldi: “Bir anne her zaman güçlü olmalı Sevda.” Ama ben güçlü değildim; korkudan donup kalmıştım.

Ambulans sirenleri apartmanın önünde çaldığında komşularımız kapı aralığından bakıyordu. Murat’ın gözlerinde çaresizlik vardı; bana sarıldı, “Dayan Sevda, kızımızı kaybetmeyeceğiz,” dedi. Ama içimde bir ses, “Ya kaybedersek?” diye fısıldıyordu.

Hastaneye vardığımızda doktorlar Elif’i hemen aldılar. Ben koridorda dizlerimin üstüne çöktüm, ellerimi başıma kapattım. Annem ve babam telefonda ağlıyorlardı; annem “Kızım, Allah büyüktür,” dedi ama sesi titriyordu. O an, kendi anneliğimi sorguladım: Ben iyi bir anne miydim? Doğumdan sonra günlerce ağlamıştım; Elif’in ağlamasına bazen tahammül edememiştim. Murat’la tartışmalarımız artmıştı; o da yorgundu, ben de. Birbirimize destek olmak yerine suçlamıştık birbirimizi.

Doktor koridorda belirdiğinde nefesimi tuttum. “Kızınızın durumu kritik ama müdahale ettik. Şimdi bekleyeceğiz,” dedi. O an içimde bir şey koptu. Murat’ın elini sıktım, gözyaşlarımı tutamadım. “Ben suçluyum Murat,” dedim fısıltıyla. “Ben iyi bir anne olamadım.” Murat gözlerimin içine baktı: “Sevda, bu senin suçun değil. Hepimiz çok yorulduk.”

O gece hastane koridorunda geçmişimle yüzleştim. Annemle babam yıllar önce boşanmıştı; çocukluğum hep kavga gürültüyle geçmişti. Annem bana hep güçlü olmayı öğretmişti ama duygularımı bastırmayı da… Şimdi ise duygularım sel olmuştu. Kendi anneme kızgınlığımı, babama olan kırgınlığımı Elif’e yansıtmaktan korkuyordum.

Sabaha karşı doktor tekrar geldi: “Elif’in durumu stabil ama yoğun bakımda kalacak.” O an içimde bir umut kıvılcımı yandı. Murat’la birbirimize sarıldık; ilk defa uzun zamandır birbirimizin gözlerinde aynı korkuyu ve aynı umudu gördük.

Hastanede geçen saatlerde Murat’la sessizce oturduk. O bana çocukluğundan bahsetti; babasının ona hiç sarılmadığını, sevgisini göstermediğini anlattı. “Belki de biz de ailemizden kalan yaraları çocuklarımıza taşıyoruz,” dedi sessizce. O an anladım ki sadece Elif için değil, kendimiz için de iyileşmemiz gerekiyordu.

Bir gün sonra Elif’in yanına girmeme izin verdiler. Küçücük bir yatakta yatıyordu; elleri kolları kablolarla doluydu. Yanına eğildim, usulca kulağına fısıldadım: “Kızım, lütfen geri dön bana. Sana söz veriyorum; seni seveceğim, sana iyi bir anne olacağım.” O an gözlerinden bir damla yaş süzüldü mü, yoksa ben mi öyle görmek istedim bilmiyorum.

Günler geçti; Elif yavaş yavaş iyileşti. Eve döndüğümüzde her şey aynı görünüyordu ama hiçbir şey eskisi gibi değildi. Annem bize geldiğinde bana sarıldı; ilk defa birlikte ağladık. “Ben de hata yaptım Sevda,” dedi annem gözyaşları içinde. “Sana sevgimi göstermeyi bilemedim.” O an annemi affettim; belki de ilk defa gerçekten affettim.

Murat’la daha çok konuşmaya başladık; tartışmak yerine dinlemeyi öğrendik. Elif’in her nefesinde yeniden umutlandık. Ama geceleri hâlâ uyanıp nefesini kontrol ediyorum; korku kolay kolay gitmiyor.

Bir gece Elif’i uyuturken ona masal anlatıyordum. Birden sustum ve kendi kendime sordum: “Acaba annelik sadece fedakârlık mı? Yoksa kendini affetmek de anneliğin bir parçası mı?”

Siz hiç kendinizi affedebildiniz mi? Ya da ailenizden kalan yaraları çocuklarınıza taşımamak için neler yaptınız? Lütfen düşüncelerinizi paylaşın; belki birbirimize iyi geliriz.