Annem Torunlarını Bir Adam İçin Tercih Etti: Bunu Bize Nasıl Yaptı?
“Anne, gerçekten mi? Bunu bize nasıl yaparsın?” diye bağırdım, gözlerimden yaşlar süzülürken. O an mutfakta, annemin eski ahşap masasının başında, ellerim titreyerek çay bardağını tutuyordum. Annem ise gözlerini kaçırıyor, elleriyle masa örtüsünü buruşturuyordu. O kadar çok şey birikti ki içimde, kelimeler boğazımda düğümlendi.
Her şey, annemin geçen ay bana “Birisiyle tanıştım, çok mutluyum” demesiyle başladı. O an, içimde bir kıskançlık mı, yoksa endişe mi hissettim, hâlâ bilmiyorum. Babamı kaybedeli altı yıl olmuştu. Annem, o zamandan beri yalnızdı. Ama biz, yani ben ve çocuklarım, onun hayatının merkeziydik. Her hafta sonu birlikte kahvaltı yapar, çocuklarım Defne ve Ege’yle oyunlar oynar, eski günlerden konuşurduk. Annem, torunlarına masallar anlatır, onlara örgü örerdi. Bizim için bir limandı.
Ama şimdi, annem birdenbire hayatına yeni birini almıştı. İsmi Kemal’di. Onu ilk kez gördüğümde, annemin yanında fazla rahat, fazla sahiplenici bulmuştum. Annem ise gözlerinin içi gülüyordu. “Hazal, Kemal Bey çok iyi bir insan. Bana yeniden yaşadığımı hissettirdi,” dediğinde, içimde bir şeyler kırıldı. Sanki annem, bizimle geçirdiği yılları, torunlarının sevgisini bir kenara bırakıp, kendi mutluluğunu seçmişti.
Bir akşam, çocuklarımı anneme bırakmak için evine uğradım. Kapıyı Kemal açtı. “Hoş geldiniz,” dedi, ama sesi soğuktu. Annem hemen arkasından çıktı, yüzünde tuhaf bir gerginlik vardı. “Hazal, bu akşam çocukları alamam. Kemal’le dışarı çıkacağız,” dedi. O an, çocuklarımın gözlerindeki hayal kırıklığını gördüm. Ege, “Anneanne, hani bugün birlikte kek yapacaktık?” diye sordu. Annem gözlerini kaçırdı, “Başka zaman yaparız, kuzum,” dedi.
O gece eve dönerken, arabada sessizlik hakimdi. Defne camdan dışarı bakıyor, Ege ise sessizce ağlıyordu. Ben ise direksiyonu sıkıca tutmuş, annemin değişimini anlamaya çalışıyordum. Annem, torunlarını bir adam için ikinci plana atmıştı. Bu, bana göre affedilemezdi.
Bir hafta sonra, annem aradı. “Hazal, Kemal’le evlenmeye karar verdik. Düğün küçük olacak, sadece yakınlar gelsin istiyoruz,” dedi. O an, içimde bir öfke patladı. “Anne, biz senin ailendik! Torunların var, onları hiç düşündün mü?” diye bağırdım. Annem sustu, sonra yavaşça, “Hazal, ben de insanım. Yalnız kalmak istemiyorum,” dedi.
Düğün günü geldiğinde, çocuklarım gitmek istemedi. Defne, “Anneanne bizi artık sevmiyor mu?” diye sordu. Ne diyeceğimi bilemedim. Annemin evine gittiğimizde, her şey değişmişti. Salonun duvarlarında Kemal’in fotoğrafları, eski aile fotoğraflarımızın yerini almıştı. Annem, gelinliğiyle karşımıza çıktı. Gözlerinde mutluluk vardı ama bana bakarken bir suçluluk da seziliyordu.
Düğün boyunca, ailemizden kimse konuşmadı. Kuzenim Ayşe, “Teyze, torunlarını bırakıp bir adam için her şeyi değiştirmek doğru mu?” diye sordu. Annem cevap vermedi. Kemal ise sürekli annemin yanında, ona sahip çıkan bir tavırla duruyordu.
Düğünden sonra, annemle aramıza görünmez bir duvar örüldü. Artık hafta sonları birlikte kahvaltı yapmıyor, çocuklarımı ona bırakmıyordum. Annem arada arıyor, “Hazal, çocukları getir, özledim,” diyordu ama ben soğuk davranıyordum. Çocuklarım da artık anneannelerini görmek istemiyordu. Ege, “Anne, anneanne bizi bıraktı. Artık onun evine gitmek istemiyorum,” dediğinde, içim parçalandı.
Bir gün, annem beni aradı ve ağlayarak, “Hazal, ben yanlış mı yaptım? Sadece mutlu olmak istedim. Ama seni ve torunlarımı kaybettim,” dedi. O an, annemin de acı çektiğini anladım. Ama içimdeki kırgınlık geçmiyordu. “Anne, biz de senin mutluluğunu isterdik. Ama bizi bir kenara atmanı affedemiyorum,” dedim. Annem sessiz kaldı.
Aylar geçti. Annemle aramızdaki mesafe büyüdü. Kemal’le mutlu görünüyordu ama gözlerinde hep bir hüzün vardı. Bir gün, Defne bana, “Anne, anneanneyle barışsak mı? O da üzülüyor,” dedi. O an düşündüm: Annem kendi mutluluğunu seçti, ama biz de onun sevgisine muhtaçtık.
Şimdi, geceleri uyuyamıyorum. Annemin seçimi doğru muydu, yanlış mıydı bilmiyorum. Belki de herkesin ikinci bir şansı hak ettiğini kabul etmeliyim. Ama bir anne, torunlarını ve kızını bir adam için ikinci plana atabilir mi? Siz olsanız ne yapardınız? Annemin yerinde olsanız, ailenizle yeni bir aşk arasında nasıl bir seçim yapardınız?