Kayınvalidem Bizimle Yaşamaya Karar Verdi
“Hayır, hayır, hayır! Anne, lütfen, bunu yapamazsın!” diye bağırdım, mutfağın ortasında ellerim havada, sanki bir şeyleri havada yakalamaya çalışıyormuşum gibi. Annem, yani kayınvalidem, kapının önünde valizleriyle dikilmiş, yüzünde kararlı bir ifade vardı. Eşim Asuman ise arkamda, gözleriyle benden yardım istercesine bakıyordu. O an, evimizin küçüklüğü, maddi sıkıntılarımız, çocukların gürültüsü… Hepsi bir anda üzerime çöktü.
“Viktor, oğlum, bak, ben de insanım. Yalnız kalamam artık. O evde tek başıma ne yapayım? Hem siz de bana iyi gelirsiniz, ben de size. Bak, çocuklara bakarım, Asuman’a yardım ederim. Hem ne var, iki oda bir salon, ben köşede bir yere kıvrılırım.”
İçimden bir fırtına kopuyordu. Annemle aramızda hep bir mesafe vardı; o, her şeye karışan, her konuda fikri olan, bazen sevgisini göstermekten çok eleştiren bir kadındı. Asuman’la evlendiğimden beri, onun gölgesi hep üzerimizdeydi. Şimdi ise gölgesi değil, kendisi evimizin tam ortasında duruyordu.
“Asuman, bir şey söyle, lütfen!” dedim, sesim titriyordu. Asuman, utangaç bir şekilde başını öne eğdi. “Viktor, annem yalnız. Babam öldüğünden beri çok zorlandı. Hem, çocuklar da onu özlüyor. Belki… belki alışırız.”
O an, içimdeki öfke ile suçluluk birbirine karıştı. Annem, valizlerini yere bıraktı, içeri girdi. “Ben mutfağa bakarım, yemekleri yaparım. Hem, Asuman da rahat eder. Sen de işten gelince sıcak bir çorba bulursun önünde.”
O günden sonra evimizde yeni bir düzen başladı. Sabahları annem erkenden kalkıyor, mutfağı ele geçiriyordu. Her şeyin en doğrusunu o biliyordu tabii. “Asuman, kızım, çamaşırları böyle yıkama, renkler birbirine karışır. Viktor, oğlum, çocuklara bu kadar şeker verme, dişleri çürür.”
Bir sabah, işe gitmek için hazırlanırken, annemle Asuman’ın mutfakta tartıştığını duydum. “Anne, lütfen, ben çocukları böyle alıştırdım. Her şeye karışma.” Annem ise, “Benim evimde böyle olmaz! Ben sizi düşünüyorum, kızım!” diye bağırıyordu. O an, içimde bir şeyler koptu. Evin içinde huzur kalmamıştı. Çocuklar bile annemden çekinir olmuştu. Küçük kızım Elif, bir gün yanıma gelip, “Baba, anneannem neden hep kızıyor?” diye sorduğunda, ne diyeceğimi bilemedim.
Akşamları işten yorgun argın döndüğümde, evde bir gerginlik havası oluyordu. Annem, Asuman’ın yaptığı yemeği beğenmez, “Ben olmasam aç kalırsınız,” derdi. Asuman ise, sessizce ağlardı. Bir gece, Asuman’ı mutfakta tek başına, gözyaşlarını silerken buldum. “Dayanamıyorum Viktor. Annemle yaşamak çok zor. Her şeye karışıyor, bana nefes aldırmıyor. Çocuklar bile huzursuz.”
O an, içimde bir karar verdim. Annemle konuşmalıydım. O gece, annemle oturup konuştum. “Anne, bak, seni seviyoruz ama bu ev çok küçük. Herkesin bir sınırı var. Asuman da ben de çok yorulduk. Lütfen, biraz anlayış göster.”
Annem, gözleri dolu dolu bana baktı. “Oğlum, ben size yük olmak istemem. Ama yalnızlığa da dayanamıyorum. O evde tek başıma, duvarlarla konuşuyorum. Burada en azından ses var, hayat var. Ama eğer istemiyorsanız, giderim.”
O an, annemin ne kadar yalnız olduğunu, yaşlılığın ne kadar acımasız olduğunu anladım. Ama bir yandan da ailemin huzuru, çocuklarımın mutluluğu vardı. İki arada bir derede kalmıştım. Asuman’la gece boyunca konuştuk. “Belki anneme yakın bir ev bulabiliriz. Hem o yalnız kalmaz, hem de biz biraz nefes alırız,” dedim.
Ertesi gün, annemle oturup konuştuk. Ona yakın bir apartmanda küçük bir daire bulduk. Annem önce çok üzüldü, “Beni istemiyorsunuz,” dedi. Ama sonra, torunlarını her gün görebileceğini, Asuman’ın da rahat edeceğini anlayınca kabul etti. Taşınma günü geldiğinde, annem gözyaşları içinde bana sarıldı. “Oğlum, yaşlanmak çok zor. Kimse yalnız kalmak istemez. Ama bazen sevdiklerimizin de nefes almasına izin vermek gerek.”
Şimdi, annem bize yakın bir evde yaşıyor. Her gün torunlarını görüyor, Asuman’la arası daha iyi. Biz de evimizde daha huzurluyuz. Ama o günleri düşündükçe, içimde bir sızı kalıyor. Acaba annemi kırdım mı? Ya da ailemin huzuru için doğru olanı mı yaptım? Hayatta bazen en sevdiklerimizle aramıza mesafe koymak zorunda kalıyoruz. Peki, siz olsaydınız ne yapardınız? Annemi evde tutmalı mıydım, yoksa ailemin huzurunu mu düşünmeliydim?