Kızım Beni Deli Sanıyor: Torunuma Hasret Bir Anne
“Anne, lütfen artık gelme. Seninle konuşmak istemiyorum!”
Bu cümle, kızım Elif’in bana telefonda söylediği son sözlerdi. O an, sanki kalbim yerinden sökülüp alınmış gibi hissettim. Ellerim titredi, gözlerimden yaşlar süzüldü. Oysa ben sadece torunum Defne’yi görmek istemiştim. Ne zaman kapılarını çalsam, Elif’in gözlerinde bir öfke, bir korku… Sanki ben onun annesi değil de, hayatına musallat olmuş bir yabancıydım.
Eşim Cemal’i kaybettikten sonra yalnızlığım daha da derinleşti. Evde tek başıma otururken duvarlar üstüme üstüme geliyordu. Elif’in evliliğinde yaşadığı sıkıntıları biliyordum; kocası Murat’la sürekli tartışıyorlardı. Bir gün Elif bana ağlayarak “Anne, bazen her şeyden kaçmak istiyorum,” dediğinde, ona sarılıp “Kızım, ben hep yanındayım,” demiştim. Ama o günden sonra aramızda görünmez bir duvar örüldü.
Geçmişte yaptığım hatalar mıydı sebep? Belki de… Elif küçükken çok disiplinliydim. Onun iyiliği için yaptığımı sandığım şeyler, şimdi aramızda kapanmaz yaralar açmıştı. “Derslerini ihmal etme!”, “Arkadaşlarınla fazla gezme!”, “Kız başına gece dışarı çıkılmaz!” diye diye büyüttüm onu. Şimdi ise, kendi anneliğimi sorguluyorum: Acaba sevgimi yeterince gösterebildim mi?
Bir gün cesaretimi topladım, Elif’in evine gittim. Kapıyı torunum Defne açtı. Gözleri ışıl ışıldı, bana sarılmak için koştu ama Elif hemen araya girdi:
“Elif, lütfen… Sadece Defne’yi görmek istiyorum.”
“Anne, seninle konuşmak istemiyorum. Lütfen git.”
Defne arkamdan ağladı. O an içimde bir şeyler koptu. Eve dönerken yolda ağladım. İnsan en çok sevdiklerinden mi yara alırmış? Bunu o gün anladım.
Komşum Ayşe abla bana “Senin kızın da çok nankörmüş,” dediğinde ona kızamadım. Çünkü biliyorum; Elif’in bana kızgın olmasının bir nedeni var. Geçmişte yaşadıklarımızı unutamıyor. Ben de unutamıyorum.
Bir gece Elif’i aradım. Telefonu açmadı. Mesaj attım: “Kızım, seni ve Defne’yi çok özledim. Lütfen bana bir şans ver.” Cevap gelmedi.
O gece sabaha kadar uyuyamadım. Eski fotoğraflara baktım; Elif’in çocukluğuna, birlikte çekildiğimiz bayram fotoğraflarına… O zamanlar ne kadar mutluyduk! Şimdi ise aramızda buzdan bir duvar var.
Bir gün Elif’in kayınvalidesiyle markette karşılaştım. Bana soğuk bir şekilde baktı:
“Senin yüzünden Elif’in psikolojisi bozuldu diyorlar,” dedi.
O an içimden bir şeyler koptu. Ben kötü bir anne miydim? Kızımı korumak isterken ona zarar mı verdim?
Bir akşam Defne bana gizlice mesaj attı:
“Babaanne, annem seni görmek istemiyor ama ben seni çok özledim.”
Gözyaşlarımı tutamadım. O küçük elleriyle bana sarıldığı günleri düşündüm. Torunuma kavuşamamak, içimde büyüyen bir boşluk gibiydi.
Bir psikoloğa gitmeye karar verdim. Belki de gerçekten yardıma ihtiyacım vardı. Psikolog Esra Hanım’a her şeyi anlattım:
“Elif beni deli sanıyor. Torunumu göremiyorum. Ne yapmalıyım?”
Esra Hanım uzun uzun dinledi, sonra dedi ki:
“Bazen geçmişteki hatalarımızı kabullenmek ve özür dilemek gerekir. Kızınızın duygularını anlamaya çalışın.”
O gün eve dönerken düşündüm: Hiçbir zaman Elif’ten özür dilememiştim. Hep haklı olduğumu sanmıştım.
Bir hafta sonra cesaretimi topladım ve Elif’e uzun bir mektup yazdım:
“Kızım,
Belki de sana yeterince iyi bir anne olamadım. Seni korumak isterken sana zarar verdimse affet beni. Torunum Defne’yi görmek için değil, sadece seninle yeniden anne-kız olabilmek için yalvarıyorum.”
Mektubu kapısının altından bıraktım. Günlerce cevap gelmedi.
Bir sabah kapı çaldı. Açtığımda karşımda Elif vardı. Gözleri doluydu.
“Anne… Mektubunu okudum,” dedi titrek bir sesle.
O an sarıldık ve ikimiz de ağladık. Yılların biriktirdiği öfke ve kırgınlık gözyaşlarımızla aktı gitti sanki.
Elif bana “Bazen çok baskıcıydın anne,” dedi.
“Biliyorum kızım… Ama seni çok seviyordum,” dedim.
“Ben de seni seviyorum anne,” dedi ve elimi tuttu.
O günden sonra ilişkimiz yavaş yavaş düzeldi. Defne’yle yeniden buluşmaya başladık. Ama hâlâ içimde bir korku var: Ya yine hata yaparsam? Ya kızımı tekrar kaybedersem?
Şimdi her gece dua ediyorum: Allah’ım, bana kızımla ve torunumla geçirecek daha çok zaman ver…
Bazen düşünüyorum: Bir anne ne zaman affedilir? Geçmişteki hatalarımızı telafi etmek mümkün mü? Sizce gerçekten iyi bir anne olmayı başarabilir miyim?