Her Zaman Damadım Eve Geldiğinde Saklanmak Zorunda Kalıyorum: Bir Anneanne Hikayesi
“Anne, lütfen! Damadım birazdan gelecek, sen en iyisi odada bekle, olur mu?”
Kızım Elif’in bu cümlesiyle her gün yeniden yutkunuyorum. O an, torunum Defne’nin minik elleriyle bana sarılışı, “Anneanne gitme!” diye ağlayışı kulaklarımda çınlıyor. Ama ne yapabilirim ki? Damadım Serkan eve geldiğinde, ben ya mutfakta sessizce oturmak ya da yatak odasında saklanmak zorundayım. Bazen de hiç görünmeden, kapıdan çıkıp kendi evime dönüyorum. Sanki bu evde fazlalıkmışım gibi…
Oysa ben sadece torunuma bakmak, kızımın yükünü hafifletmek istiyorum. Elif’in işi yoğun, Defne daha üç yaşında. Kreşe göndermeye kıyamıyorlar, ben de gönüllü oldum: “Kızım, sen işine bak, Defne’ye ben bakarım.” Ama Serkan’ın kuralları var. “Benim evimde kimse bana rağmen kalamaz,” diyor. “Çocuğumun yanında sadece annesi ve babası olmalı.”
Serkan iyi bir adam aslında. Elif’i seviyor, ailesine bakıyor. Ama bana karşı hep mesafeli. Ne zaman karşılaşsak gözlerini kaçırıyor, selamı bile zor veriyor. Bir keresinde cesaretimi toplayıp sordum: “Serkan oğlum, sana bir yanlışım mı oldu?”
Başını öne eğdi, “Yok anne, yanlışın yok. Sadece… Ben kendi ailemle baş başa kalmak istiyorum,” dedi. O an içimde bir şeyler kırıldı. Ben aileden sayılmıyor muydum? Kendi kızımın evinde misafir miydim artık?
Bir gün Defne ateşlendi. Elif işteydi, Serkan ise toplantıdaydı. Kucağımda titreyen o minik bedeniyle hastaneye koştum. Doktor “Zamanında getirmişsiniz, bravo,” dedi. O gece Elif ağlayarak aradı: “Anne, iyi ki varsın!” Ama ertesi gün Serkan eve gelince yine aynı sahne: Ben odada sessizce bekliyorum, Defne ise kapının önünde “Anneannem nerede?” diye soruyor.
Bazen düşünüyorum; belki de Serkan’ın annesiyle yaşadığı sorunlardan dolayı bana böyle davranıyor. Kendi annesiyle yıllardır görüşmüyorlar. Elif anlatmıştı: “Serkan’ın annesi çok baskıcıymış, çocukken hep yalnız bırakılmış.” Belki de şimdi kendi ailesini korumak istiyor. Ama ben kötü bir niyetle orada değilim ki…
Bir akşam Elif’le mutfakta çay içerken sordum:
“Elif, ben sana yük mü oluyorum?”
Gözleri doldu: “Anne, ne olur böyle düşünme. Sen olmasan Defne’ye kim bakacak? Ama Serkan… Onu da anlamaya çalışıyorum. Kendi ailesini kurduğunu göstermek istiyor.”
O an anladım ki bu sadece benim değil, birçok annenin yaşadığı bir mesele. Bizim kuşak; çocuklarımızı büyütüp evlendirdikten sonra bile onların hayatında yer bulmaya çalışıyoruz. Ama yeni nesil farklı… Onlar kendi ailelerini kurmak istiyorlar, sınırlarını çiziyorlar.
Bir gün Defne bana resim yaptı: “Anneannem ve ben parkta.” Altına da yazmış: “Anneannem en iyi arkadaşım.” O resmi sakladım. Her saklanışımda cebimden çıkarıp bakıyorum.
Ama bazen öyle zor geliyor ki… Bir keresinde Serkan eve erken geldi, ben salonda Defne’yle oynuyordum. Kapıdan girince yüzü asıldı, Defne hemen koştu: “Baba! Anneannemle kule yaptık!” Serkan gülümsedi ama gözlerinde bir rahatsızlık vardı. Elif hemen araya girdi: “Anne birazdan gidecek zaten.” O an içimden bir parça daha koptu.
Kendi evimde yalnız başıma otururken düşünüyorum: Ben ne zaman bu kadar görünmez oldum? Kendi kızımın evinde bile misafir gibi hissetmek… Her akşam Defne’nin kokusu üzerimde kalıyor ama ona doyamadan ayrılıyorum.
Bir gün cesaretimi topladım ve Serkan’la konuşmaya karar verdim. Elif işteydi, Defne uyuyordu. Salonda oturduk.
“Serkan oğlum,” dedim, “Benim burada olmam seni rahatsız ediyor biliyorum. Ama inan bana, tek derdim torunuma bakmak ve kızımı rahatlatmak.”
Serkan uzun süre sustu. Sonra başını kaldırdı:
“Ben çocukken annem hep yanımızdaydı ama babamla hiç baş başa kalamadık. Şimdi kendi ailemi kurmak istiyorum. Kızınızla ve çocuğumla özel anlar yaşamak istiyorum.”
Gözlerim doldu ama anlamaya çalıştım. Yine de içimde bir burukluk kaldı.
O günden sonra daha az gitmeye başladım. Elif aradığında bazen bahane buluyorum: “Bugün biraz yorgunum kızım.” Ama Defne telefonda ağlıyor: “Anneanne gel!”
Bir gün apartmanda komşum Ayşe Hanım’la karşılaştım. O da aynı dertten muzdaripmiş:
“Ben de oğlumun evine gidemiyorum artık,” dedi. “Gelin istemiyor.”
Demek ki yalnız değilmişim…
Şimdi her gece dua ediyorum: Allah’ım, çocuklarımıza kolaylık ver ama bizi de unutmasınlar…
Bazen düşünüyorum; acaba fazla mı fedakarlık yaptık? Çocuklarımızı çok mu sahiplendik? Yoksa yeni nesil mi fazla bireysel oldu?
Sizce bir anneanne olarak torunuma bakmak istemem yanlış mı? Yoksa herkesin kendi ailesini kurup sınırlarını çizmesi mi daha doğru? Siz olsanız ne yapardınız?