Gerçekten Seviyor mu? Bir Deneyin Hikayesi

“Seninle evlenmemi mi bekliyorsun, Emre? Ne işin var hâlâ bu eski ayakkabılarla?”

Annemin sesi, mutfağın kapısından içeriye ok gibi saplandı. O an, ellerim titreyerek çay bardağını masaya bıraktım. Yirmi sekiz yaşındaydım, İstanbul’da iyi bir şirkette yazılım mühendisi olarak çalışıyordum ve maaşım çoğu insana göre fazlaydı. Ama annem, hâlâ eski püskü giyindiğimi, eve yeni bir şey almadığımı görünce çıldırıyordu. Oysa bu, benim planımın bir parçasıydı. Gerçekten seven birini bulmak için, maddi durumumu gizlemeye karar vermiştim. Sadece iş yerinde değil, özel hayatımda da kimseye ne kadar kazandığımı söylemiyordum.

Bir akşam, arkadaşım Burak’la Kadıköy’de otururken ona bu deneyden bahsettim. “Oğlum,” dedi, “kızlar paraya bakar, boşuna uğraşma.”

“İnanmıyorum buna,” dedim. “Gerçekten seven biri vardır.”

Burak güldü. “Sen bilirsin. Ama sonra ağlama.”

İlk adımı atmak için Tinder’a girdim. Profilimde sade bir fotoğraf, meslek kısmında sadece ‘bilgisayar işi’ yazıyordu. Arabamı, evimi, markalı kıyafetlerimi gizledim. İlk eşleşmem Zeynep’le oldu. Zeynep, üniversitede araştırma görevlisiydi. İlk buluşmamızda ona, küçük bir semtte kirada oturduğumu ve ailemin desteğiyle yaşadığımı söyledim. Gözlerinde bir anlık tereddüt gördüm ama sohbetimiz güzeldi.

Bir ay boyunca Zeynep’le buluştuk. Ucuz kafelerde oturduk, sahilde yürüdük. Bir gün bana, “Hayallerin ne?” diye sordu.

“Bir gün kendi evimi almak istiyorum,” dedim. “Ama şu an zor.”

Zeynep başını salladı. “Hayat zor Emre, ama birlikte olunca kolaylaşır.”

O an içimde bir umut yeşerdi. Belki de gerçekten seven biriyle karşılaşmıştım.

Ama işler değişmeye başladı. Zeynep’in ailesiyle tanışmamı istediğinde, annesi bana soğuk davrandı. “Ne iş yapıyorsun?” diye sordu.

“Bilgisayar işiyle uğraşıyorum,” dedim.

“Güvencen var mı oğlum? Kızımızı süründürmek istemeyiz.”

O akşam Zeynep’le yürürken sessizdi. “Ailem biraz gelenekçidir,” dedi. “Ama zamanla alışırlar.”

İçimde bir huzursuzluk büyüdü. Gerçekten alışacaklar mıydı? Ya da Zeynep, maddi durumumu öğrendiğinde bana olan sevgisi değişecek miydi?

Bir gün şirkette terfi aldım ve maaşım daha da arttı. Ama bunu Zeynep’e söylemedim. Yalan söylemek ağır geliyordu ama deneyi yarıda bırakmak istemedim.

Bir akşam Zeynep bana, “Emre, bazen çok içine kapanıksın,” dedi. “Sanki benden bir şey saklıyorsun.”

Yutkundum. “Sadece… bazen kendimi yetersiz hissediyorum.”

Zeynep elimi tuttu. “Ben senin yanında olmak istiyorum. Ama ailem çok baskı yapıyor. Onlara güven vermelisin.”

O gece eve döndüğümde annem yine başladı: “Bak oğlum, herkes evleniyor, sen hâlâ bekâr! Kız buldun mu bari?”

“Anne, biri var ama…”

“Ne ama’sı? Kızın ailesi ne iş yapıyor? Sen ne zaman adam olacaksın?”

Kafamda binlerce soru dönüyordu. Hem ailemin hem Zeynep’in ailesinin baskısı arasında sıkışmıştım. Bir yandan da kendi kimliğimi sakladığım için suçluluk duyuyordum.

Bir gün Zeynep’in babası beni aradı: “Emre Bey, kızımızı seviyorsanız ciddi düşünün. Ama bizim için önemli olan istikrar ve güven.”

O an karar vermem gerektiğini hissettim. Ya deneyi bitirip her şeyi açıklayacaktım ya da Zeynep’i kaybedecektim.

Bir akşam Zeynep’le sahilde otururken ona her şeyi anlattım:

“Zeynep, sana yalan söyledim. Aslında iyi bir işim var ve maddi durumum sandığından çok daha iyi. Sadece gerçek sevgiyi bulmak istedim.”

Zeynep’in gözleri doldu. “Bana güvenmedin mi? Ben senin yanında oldum, her şeye rağmen…”

“Sana güvenmek istedim ama korktum. Ya sadece param için benimleysen?”

Zeynep ayağa kalktı. “Beni sınadın yani? Ben oyuncak mıyım?”

O an içimdeki bütün umutlar yıkıldı. Zeynep arkasını dönüp gittiğinde, sahilde yalnız kaldım.

Ertesi gün Burak’ı aradım:

“Ne oldu?” dedi.

“Her şeyi anlattım ve bitti.”

Burak iç çekti: “Belki de fazla düşündün Emre. İnsanları sınamak yerine onlara güvenmeliydin.”

Günlerce kendimi sorguladım. Annem hâlâ evlenmemi istiyor, Zeynep’ten ise hiç haber alamıyordum.

Bir sabah kapı çaldı. Açtığımda Zeynep karşımdaydı.

“Düşündüm,” dedi. “Belki de senin kadar ben de hata yaptım. Ailemden çok etkilendim, sana baskı yaptım.”

Gözlerim doldu: “Ben de sana güvenemedim.”

Bir süre sessizce baktık birbirimize.

“Şimdi ne olacak?” diye sordu Zeynep.

Bilmiyordum.

Şimdi size soruyorum: Gerçek sevgiyi bulmak için insanları sınamak doğru mu? Yoksa güvenmek mi gerekir? Siz olsanız ne yapardınız?